İsrail Cumhurbaşkanı Herzog, Ben-Gvir'in partisiyle seçim iddiaları nedeniyle tartıştı
İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in partisi temsilcileri arasında seçimlere fesat karıştırıldığı iddiaları ve Arap seçmenlere ilişkin açıklamalar nedeniyle tartışma yaşandı.

İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in liderliğindeki Yahudi Gücü Partisi temsilcileri arasında seçimlere fesat karıştırıldığı iddiaları ve Arap seçmenlere yönelik açıklamalar nedeniyle bir tartışma yaşandı.
Habere göre, tartışma Yahudi Gücü Partisi temsilcilerinin hükümeti kurmak üzere Başbakan Binyamin Netanyahu'yu önermesi sırasında gerçekleşti. Herzog, partinin seçimlere fesat karıştırıldığına dair kanıtlanmamış iddiaları, başsavcıya yönelik eleştirileri ve Arap seçmenlere ilişkin açıklamaları nedeniyle defalarca tepki gösterdi.
Yahudi Gücü Partisi milletvekili Yitzhak Wasserlauf, Netanyahu bloğunun parlamentoda çoğunluğu kaybetmesinin ardından seçimlerin çalındığı ve hile yapıldığı iddialarını tekrarladı. Herzog ise bu iddialara karşı çıkarak, hukukta kanıt gerekliliğine vurgu yaptı ve spekülasyonlardan kaçınılması gerektiğini belirtti. Ayrıca, İç İstihbarat Teşkilatı Şin-Bet Başkanı David Zini ve Başsavcı Gali Baharav-Miara ile görüştüğünü ve şüphelerin özel bir soruşturma ekibi tarafından incelendiğini ifade etti.
Wasserlauf'un Başsavcı Baharav-Miara'ya güvenmediğini söylemesi üzerine Herzog, devlet kurumlarında görev yapan kamu görevlilerinin itibarsızlaştırılmasına karşı çıktı.
Tartışmada Arap seçmenlerin seçimlere katılımı da gündeme geldi. Herzog, Arap seçmenler arasındaki yüksek katılım oranının, Ulusal Güvenlik Bakanı Ben-Gvir'in kendilerine yönelik tutumuna duyulan tepkinin bir sonucu olabileceğini söyledi. Buna karşılık Yahudi Gücü milletvekili Yitzhak Kroizer, bu durumu Ben-Gvir için gurur kaynağı olarak nitelendirdi.
Kroizer, Ben-Gvir'in Arap toplumunun yaşadığı bölgelere güvenlik güçlerini götürdüğünü iddia etti. Ancak, Ben-Gvir'in görevde olduğu dönemde Arap toplumunda ölümle sonuçlanan şiddet olaylarında büyük artış yaşandığı kaydedildi.