Mehmet Uçum TBMM'nin yeni anayasa yapma yetkisini temsili kurucu iradeye dayandırdı
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, TBMM'nin yeni anayasa yapma yetkisinin temsili kurucu iradeye dayandığını belirtti. Uçum'a göre TBMM, yeni anayasa yapımında Anayasa Mahkemesi denetimi dışında kalıyor.

Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, TBMM'nin yeni anayasa yapma yetkisini temsili kurucu irade kavramıyla savundu. Uçum, AA Analiz'de yaptığı açıklamada, Türkiye Büyük Millet Meclisinin bu yetkisinin halkın verdiği görevden doğduğunu ifade etti.
Mehmet Uçum, milli egemenliğin tek meşru sahibinin halk olduğunu ve anayasa yapma hakkının da bu egemenlikten kaynaklandığını belirtti. TBMM'nin kurulmuş iktidar olarak Anayasa Mahkemesi denetimine tabi olduğunu ancak temsili kurucu irade olarak yeni anayasa yapımında Anayasa Mahkemesi denetimi dışında kaldığını dile getirdi.
Uçum, geçmişte büyük ölçüde kabul gören ve günümüzde ise eskimiş sayılan görüşe göre, asli kurucu iktidarın yalnızca halk olduğu ve seçilmiş demokratik meclislerin mevcut anayasayı değiştirme yetkisine sahip olduğu ancak yeni anayasa yapma yetkisinin bulunmadığı görüşüne karşı çıktı. Bu görüşün, asli kurucu iktidarın yaptığı anayasaya göre demokratik meclislerin ancak tali kurucu iktidar olabileceğini ileri sürdüğünü hatırlattı.
Başdanışman, asli kurucu iktidar tezi olarak ileri sürülen bu görüşün sadece belirli bir döneme ait pozitif bir tespit olabileceğini ancak normatif bir tespit olarak kabul edilemeyeceğini vurguladı. Ayrıca, her pozitif tespitin gelecekte de bağlayıcı bir norm oluşturmadığını ifade etti.
Uçum, asli kurucu iktidarın özellikle darbelerle ortaya çıkan biçimlerinin meşru kabul edilemeyeceğini belirtti. Bu nedenle, asli kurucu iktidar tezinin pozitif tespit olarak anlaşılabileceğini ancak her türlü asli kurucu iktidarı meşrulaştırmanın sorunlu olduğunu kaydetti. Darbeler ve olağanüstü dönemlerde ortaya çıkan hukuk boşluklarında gücü ele geçiren odakların yaptığı anayasaların meşru ve dokunulmaz kabul edilmesinin temel sorun olduğunu dile getirdi.
Son olarak, bu sorunlara rağmen asli kurucu iktidar görüşüne dayanarak TBMM'nin yeni anayasa yapma yetkisinin olmadığını savunanların bulunduğunu belirtti.