Siyah plastik mutfak gereçlerinde sağlık riski araştırılıyor
Geri dönüştürülmüş elektronik atıklardan elde edilen siyah plastik ürünlerde alev geciktirici kimyasallar tespit edildi. Bu maddelerin sağlık üzerindeki etkileri araştırılıyor.
Siyah plastik mutfak gereçleri, oyuncaklar ve paket servis kapları gibi günlük kullanılan ürünlerde geri dönüştürülmüş elektronik atıklardan kaynaklanan bazı kimyasallar bulunabiliyor. Özellikle elektronik cihazların üretiminde kullanılan alev geciktirici maddelerin, bu plastik ürünlere geçiş yapması sağlık açısından endişe yaratıyor.
2024 yılında Chemosphere dergisinde yayımlanan bir araştırmada, ABD'de satılan 203 siyah plastik ev ürünü incelendi. Bu ürünlerden brom düzeyi belirli bir eşik değerinin üzerinde olan 20 tanesi detaylı kimyasal analizlere tabi tutuldu. Analizlerde, incelenen ürünlerin yüzde 85'inde alev geciktirici kimyasallar tespit edildi.
Bu kimyasallar arasında, elektronik cihazların plastik kasalarında yaygın olarak kullanılan ve kullanımı birçok alanda kısıtlanan dekabromodifenil eter (dekaBDE veya BDE-209) da yer aldı. Araştırmada, elektronik ürünlerde kullanılan stiren bazlı plastiklerdeki alev geciktirici miktarının, mutfak gereçlerinde daha sık kullanılan polipropilen ve naylon gibi plastiklere kıyasla daha yüksek olduğu belirlendi.
Bu bulgular, elektronik atıklardan elde edilen geri dönüştürülmüş plastiklerin farklı ürünlerde kullanılmasının kimyasal kirlenme riski taşıdığını gösteriyor. Araştırmanın ilk yayımlanan halinde, kirlenmiş siyah plastik mutfak gereçlerinden yemek pişirme sırasında yağa geçebilecek BDE-209 miktarına dayanarak günlük maruziyetin 34.700 nanogram olabileceği tahmin edilmişti. Ancak araştırmacılar, hesaplamada kullandıkları formülü yanlış yorumladıklarını fark ederek 2025 yılında bu tahmini 7.900 nanograma indirdi.
Alev geciktirici kimyasalların bazıları hormon sistemi, üreme sağlığı ve gelişim üzerinde olumsuz etkilerle ilişkilendiriliyor. Bu etkiler, kimyasalın türüne, maruz kalınan miktara ve maruziyet süresine bağlı olarak değişiklik gösteriyor. Ayrıca, 2024 yılında JAMA Network Open dergisinde yayımlanan bir araştırmada, kanlarında polibromlu difenil eter (PBDE) düzeyi en yüksek olan kişilerin kanser nedeniyle ölüm riskinin, en düşük düzeydekilere kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla olduğu bildirildi. Ancak bu bulgu, PBDE düzeyi ile kanserden ölüm arasında istatistiksel bir ilişkiyi göstermekte olup, kimyasalların kansere doğrudan neden olduğunu kanıtlamıyor.